Kişilik Bozuklukları: 7 Belirtisi Nedenleri Tanısı Tedavisi

İnsanlar doğdukları andan itibaren, çevresel ve biyolojik faktörlerin bir kombinasyonu sonucunda, kendilerine has bir kişilik geliştirirler. Kişilik, bireyin dünyaya bakış açısını, başkalarıyla etkileşim kurma biçimini ve yaşadığı olaylara nasıl tepki verdiğini belirleyen temel bir yapıdır. Bu yapı, yaşam boyu süren deneyimlerle olgunlaşır ve şekillenir. Ancak bazı durumlarda, kişilik yapısının sağlıklı bir şekilde gelişmemesi ve bu yapıdaki bozukluklar, bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle olan ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür durumlar, “kişilik bozukluğu” olarak adlandırılan psikolojik rahatsızlıkları doğurur.

Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi

Kişilik bozuklukları, bir bireyin genel davranış kalıplarının ve düşünce yapısının sosyal ve mesleki yaşamını ciddi bir şekilde etkilemesi sonucunda ortaya çıkar. Bu bozukluklar genellikle erken yetişkinlik döneminde belirgin hale gelir ve uzun süreli bir seyir izler. Kişilik bozukluğu olan bireyler, duygularını düzenlemede, kendilik algılarını korumada ve sağlıklı ilişkiler kurmada zorlanırlar. Bu bozuklukların en dikkat çekici özelliği, bireylerin düşünce ve davranış kalıplarını fark edememeleri ve bu nedenle genellikle sorunlarının başkalarından kaynaklandığına inanmalarıdır.

Kişilik bozuklukları, toplumsal normların dışında, kalıcı ve esnek olmayan davranış kalıplarıyla kendini gösterir. Bu rahatsızlıklar, bireyin hem kendisi hem de çevresiyle olan ilişkilerinde ciddi sorunlar yaratabilir. Örneğin, sınırda kişilik bozukluğu (borderline personality disorder) olan bir kişi, yoğun duygusal dalgalanmalar ve kararsız ilişkiler yaşarken, narsisistik kişilik bozukluğu olan bireyler ise abartılı bir kendini beğenme ve başkalarını küçümseme eğilimindedir. Bu tür davranışlar, hem kişinin kendisine hem de çevresindekilere ciddi zararlar verebilir. Ancak, kişilik bozuklukları üzerine yapılan araştırmalar, bu rahatsızlıkların zamanında ve uygun tedavi yöntemleriyle yönetilebileceğini göstermektedir.

Kişilik bozuklukları üzerine yapılan çalışmalar, bu rahatsızlıkların yalnızca bireyin yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda toplum sağlığına da olumsuz etkilerde bulunabileceğini göstermektedir. Tedavi edilmediğinde, bu bozukluklar bireyin iş yaşamını, aile ilişkilerini ve sosyal çevresiyle olan etkileşimlerini ciddi şekilde bozabilir. Bu nedenle, kişilik bozukluklarının tanınması, anlaşılması ve tedavi edilmesi, hem bireysel hem de toplumsal refah açısından büyük bir önem taşır. Bu makalede, farklı kişilik bozukluklarının tanımlarına, belirtilerine, nedenlerine ve tedavi yöntemlerine dair kapsamlı bir bakış açısı sunulacaktır.

Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi

Kişilik Bozukluklarının Sınıflandırılması

Kişilik bozuklukları, psikiyatride çeşitli kategorilere ayrılır ve genellikle üç ana kümeye (A, B ve C kümeleri) ayrılarak sınıflandırılır. Bu kümeler, bireyin davranışsal özelliklerine ve psikolojik belirtilerine göre gruplandırılmıştır.

  1. A Kümesi: Tuhaf ve Eksantrik Davranışlar
    • Paranoid Kişilik Bozukluğu: Bu bozukluğu olan kişiler, başkalarına karşı aşırı güvensiz ve şüpheci olurlar. Sık sık başkalarının kendilerine zarar vermek istediğini düşünürler ve bu nedenle savunmacı davranışlar sergilerler.
    • Şizoid Kişilik Bozukluğu: Şizoid kişilik bozukluğu olan bireyler, sosyal ilişkilerden kaçınırlar ve duygusal olarak soğuk bir tavır sergilerler. Duygusal yakınlıktan rahatsız olurlar ve genellikle yalnız olmayı tercih ederler.
    • Şizotipal Kişilik Bozukluğu: Bu bozukluğu olan bireyler, tuhaf inançlara, düşüncelere ve davranışlara sahiptirler. Genellikle paranormal olaylara inanır ve sosyal etkileşimlerde garip davranışlar sergilerler.
  2. B Kümesi: Dramatik, Duygusal ve Dengesiz Davranışlar
    • Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Bu bozukluğu olan bireyler, toplum kurallarına uymama ve başkalarının haklarını ihlal etme eğilimindedir. Sıklıkla suça karışırlar ve pişmanlık ya da vicdan azabı hissetmezler.
    • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu: Borderline kişilik bozukluğu, yoğun duygusal dalgalanmalar, kimlik karmaşası ve kararsız ilişkiler ile karakterizedir. Bireyler, terk edilme korkusu yaşar ve kendilerini boşlukta hissedebilirler.
    • Histrionik Kişilik Bozukluğu: Histrionik kişiler, sürekli ilgi odağı olma ihtiyacı hissederler ve dikkat çekmek için dramatik ve aşırı duygusal davranışlar sergilerler.
    • Narsisistik Kişilik Bozukluğu: Bu bozukluğu olan bireyler, kendilerini aşırı derecede önemli görürler ve başkalarını küçümseme eğilimindedirler. Sürekli övgü ve ilgi ararlar.
  3. C Kümesi: Kaygılı ve Korkulu Davranışlar
    • Çekingen Kişilik Bozukluğu: Çekingen kişiler, eleştirilmekten ya da reddedilmekten korktukları için sosyal durumlardan kaçınırlar. Düşük benlik saygısı ve yetersizlik duyguları yaşarlar.
    • Bağımlı Kişilik Bozukluğu: Bağımlı kişilik bozukluğu olan bireyler, başkalarının bakımına ve desteğine aşırı derecede ihtiyaç duyarlar. Kendi başlarına karar vermekte zorlanır ve ayrılık kaygısı yaşarlar.
    • Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu: Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu olan kişiler, düzen, mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı ile aşırı derecede meşguldürler. Esneklikten yoksundurlar ve detaylara takılırlar.

Kişilik Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?

Bu bozukluklara neden olan faktörler arasında şunlar bulunabilir:

  1. Genetik Faktörler: Genetik yatkınlık, gelişiminde önemli bir rol oynar. Aile üyelerinde bu tür bozukluklara sahip olan bireylerde, genetik faktörlerin etkisi daha belirgin olabilir.
  2. Çevresel Faktörler: Zorlayıcı yaşam olayları, travmalar, istismar veya ihmal gibi olumsuz çevresel faktörler, bu bozuklukların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Özellikle çocukluk döneminde maruz kalınan olumsuz deneyimler, kişilik gelişimini etkileyebilir.
  3. Bilişsel Faktörler: Bireyin düşünce süreçleri, algıları ve değerlendirmeleri de kişilik bozukluklarının oluşumunda etkili olabilir. Örneğin, sürekli negatif düşünce kalıpları kişilik bozukluklarına yol açabilir.
  4. Biyo-psikososyal Etkileşim: Genellikle biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin karmaşık etkileşiminden kaynaklanır. Genetik yatkınlık, çevresel etmenlerle birleşerek kişilik bozukluklarının ortaya çıkmasında etkili olabilir.
  5. Kimyasal Denge Sorunları: Beyindeki kimyasal dengenin bozulması da kişilik bozukluklarına yol açabilir. Nörotransmitterlerin düzensiz çalışması veya eksikliği, duygudurum ve davranışları etkileyebilir.
  6. İlişki Problemleri: Sağlıklı ilişki kurma becerilerini öğrenememe veya ilişki sorunları, kişilik bozukluklarının ortaya çıkmasında etkili olabilir.
  7. Çocukluk Travmaları: Fiziksel, duygusal ya da cinsel istismar gibi çocukluk travmaları, kişilik bozukluklarının gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu tür deneyimler, bireyin güven duygusunu ve kendilik algısını olumsuz yönde etkileyebilir.

Bu faktörler, kişilik bozukluklarının nedenlerini anlamaya yönelik genel bir çerçeve sunar. Ancak, her bireyin durumu farklıdır ve kişilik bozukluklarının gelişiminde birden çok faktör etkili olabilir. Ayrıca, bu konuda bir uzmana danışmak ve kişiye özgü bir değerlendirme yapmak önemlidir.

Kişilik Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri, türüne göre değişiklik gösterebilir, ancak genellikle aşağıdaki ortak özellikleri içerir:

  1. İlgi ve İlgi Kaybı:
    • Detaylı Açıklama: Kişilik bozukluğu olan bireyler genellikle normalden daha az ilgi gösterirler. Sosyal etkileşimlerden kaçınırlar ve genellikle sosyal izolasyona eğilimlidirler.
  2. Duygusal Dalgalanmalar:
    • Detaylı Açıklama: Kişilik bozukluğu yaşayan kişilerde duygusal dalgalanmalar sık görülür. Ani ve şiddetli duygusal tepkiler, özellikle stresli durumlarla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir.
  3. İlişki Problemleri:
    • Detaylı Açıklama: Bu bozukluğa sahip bireyler genellikle diğer insanlarla ilişkilerinde zorlanırlar. Sık sık çatışma, güvensiz bağlanma veya diğer insanlarla ilişkilerde aşırı bağımlılık gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
  4. Kimlik Belirsizliği:
    • Detaylı Açıklama: Kişilik bozukluğu yaşayan bireyler genellikle kendilerini ve hedeflerini belirlemede zorlanırlar. Kimlik belirsizliği, hayatta ne istedikleri konusunda kararsızlık ve belirsizlikle kendini gösterir.
  5. Davranışsal Sorunlar:
    • Detaylı Açıklama: Çeşitli davranışsal sorunlara yol açabilir. Bu sorunlar arasında saldırganlık, intihar eğilimleri, madde kötüye kullanımı ve riskli cinsel davranışlar bulunabilir.
  6. Stresle Başa Çıkma Zorlukları:
    • Detaylı Açıklama: Kişilik bozukluğu olan bireyler genellikle stresle başa çıkma konusunda zorluk yaşarlar. Küçük stres faktörleri bile büyük duygusal tepkilere neden olabilir.
  7. Duygusal Kararlılık Eksikliği:
    • Detaylı Açıklama: Kişilik bozukluğu yaşayan bireyler genellikle duygusal kararlılık eksikliği gösterirler. Bu durum, duygusal olarak dengesiz ve çabuk değişen bir ruh hali ile kendini gösterir.

Bu belirtiler genel olarak kişilik bozukluklarının birçoğunda görülebilecek belirtilerdir. Ancak, belirli bir kişilik bozukluğu için kesin belirtileri anlamak için uzman bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir. Ayrıca, kişilik bozuklukları genellikle çeşitli terapötik yaklaşımlarla tedavi edilebilir, bu nedenle erken tanı ve müdahale önemlidir.

Kişilik Bozukluğu Tanısı Nasıl Konulur?

1. Kişilik Bozukluğunun Tanısına Genel Bakış

Kişilik bozukluğu, bireyin içsel deneyim ve davranış biçimlerinin kültürel beklentilerden belirgin bir şekilde sapması ve bu durumun uzun süreli ve esnek olmayan bir şekilde gözlenmesi durumudur. Bu sapmalar, bireyin işlevselliğini bozarak önemli sıkıntılara neden olur.

Önemli Tanı Kriterleri:

  • Düşünce ve algılama (biliş) biçiminde bozulmalar.
  • Duygulanımda (duygusal yanıtların yoğunluğu, uygunluğu) anormallikler.
  • Kişilerarası ilişkilerde bozukluklar.
  • Dürtü kontrolünde yetersizlikler.

2. DSM-5’e Göre Tanı Kriterleri

Kişilik bozuklukları, DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders)’e göre üç ana kümede sınıflandırılır:

Küme A (Tuhaf veya Eksantrik Davranışlar):

  • Paranoid Kişilik Bozukluğu.
  • Şizoid Kişilik Bozukluğu.
  • Şizotipal Kişilik Bozukluğu.

Küme B (Dramatik, Duygusal veya Düzensiz Davranışlar):

  • Antisosyal Kişilik Bozukluğu.
  • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu.
  • Histrionik Kişilik Bozukluğu.
  • Narsistik Kişilik Bozukluğu.

Küme C (Kaygılı veya Korkulu Davranışlar):

  • Çekingen Kişilik Bozukluğu.
  • Bağımlı Kişilik Bozukluğu.
  • Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu.

Her bir bozukluk, belirli kriterlerin karşılanmasını gerektirir ve bu kriterler, semptomların sürekliliği ve şiddetiyle değerlendirilir.

3. Değerlendirme Süreci

a. Klinik Görüşme:

Tanının ilk adımı, kapsamlı bir anamnez alınmasını ve semptomların detaylı bir şekilde incelenmesini içerir. Kişilik bozukluklarının geçmişe dayalı olduğu ve ergenlik veya genç yetişkinlik döneminden itibaren başladığı dikkate alınır.

b. Psikometrik Testler ve Ölçekler:

Kişilik bozukluğu tanısında yardımcı araçlar arasında:

  • Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI),
  • Millon Klinik Multiaxial Envanteri (MCMI),
  • Beck Depresyon ve Anksiyete Ölçekleri.

c. Gözlem ve Geri Bildirim:
Klinisyenin, bireyin sosyal ve kişilerarası etkileşimlerini gözlemlemesi tanıda önemli rol oynar. Çoğu zaman bireyin davranışlarının çevresel uyumsuzlukları da tanıyı destekler.

4. Ayırıcı Tanı

Kişilik bozuklukları ile diğer psikiyatrik rahatsızlıklar arasında farkların belirlenmesi önemlidir. Örneğin:

  • Bipolar bozukluk ile borderline kişilik bozukluğu arasında duygudurum değişimlerinin doğası farklılık gösterebilir.
  • Şizotipal kişilik bozukluğu ile şizofreni arasında psikotik belirtilerin süresi ve şiddeti ayırt edici olabilir.

5. Kültürel ve Sosyal Faktörlerin Rolü

Tanı sürecinde kültürel normların etkisi dikkate alınmalıdır. Bir kültürde anormal olarak değerlendirilen bir davranış, başka bir kültürde normal kabul edilebilir. Bu nedenle, kültürel bağlamda davranışların değerlendirilmesi tanının doğruluğu için kritiktir.

6. Uzun Süreli İzlem ve Tanının Geçerliliği

Kişilik bozukluklarının doğası gereği tanı, yalnızca anlık bir değerlendirme ile konulmamalıdır. Uzun vadeli gözlem ve bireyin yaşam döngüsündeki değişimlerin değerlendirilmesi önemlidir.

Detaylı bir tanı koyma süreci, bireyin yaşam kalitesini artırmak ve uygun tedavi planı oluşturmak için kritik öneme sahiptir. Tanı sadece semptomların belirlenmesi değil, aynı zamanda bireyin kendilik algısını, kişilerarası ilişkilerini ve yaşamındaki zorluklarını anlamayı da içerir.

Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi

Kişilik Bozukluklarının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kişilik bozukluklarının tedavisi, bireylerin davranış, düşünce ve duygularını daha sağlıklı hale getirmek için özelleştirilmiş bir yaklaşıma dayanır. Tedavi süreci, kişilik bozukluğunun türüne, şiddetine ve kişinin yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Genel olarak tedavi, psikoterapi, ilaç tedavisi ve destekleyici müdahaleleri içeren çok yönlü bir yaklaşıma dayanır.

1. Psikoterapi

Psikoterapi, kişilik bozukluklarının tedavisinde en temel yaklaşımdır. Bu terapi yöntemi, kişinin düşünce ve davranışlarını anlamasına, duygularını düzenlemesine ve sosyal ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olur.

a) Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):
  • BDT, bireylerin işlevsiz düşünce kalıplarını tanımlamalarını ve bunları değiştirmelerini amaçlar.
  • Özellikle borderline (sınırda) ve obsesif-kompulsif kişilik bozukluklarında etkili olduğu kanıtlanmıştır.
  • Kişinin günlük yaşamda daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmesine yardımcı olur.
b) Diyalektik Davranış Terapisi (DDT):
  • DDT, özellikle sınırda kişilik bozukluğu için geliştirilmiş bir yöntemdir.
  • Kişinin duygusal tepkilerini yönetmesine, dürtüsel davranışlarını kontrol etmesine ve ilişki kurma becerilerini geliştirmesine odaklanır.
  • Kabul ve değişim prensiplerini bir araya getirir.
c) Şema Terapisi:
  • Çocukluk döneminde gelişen ve kişinin yaşamını olumsuz etkileyen şemaların fark edilmesi ve dönüştürülmesini hedefler.
  • Özellikle narsistik ve kaçıngan kişilik bozukluklarında etkili bir yöntemdir.
d) Psikanalitik ve Psikodinamik Terapi:
  • Bu terapi yaklaşımı, kişilik bozukluklarının altında yatan bilinçdışı çatışmaları ele alır.
  • Terapist, kişinin geçmişteki deneyimlerini ve bu deneyimlerin mevcut davranışlarını nasıl etkilediğini anlamasına yardımcı olur.
e) Gruplarla ve Aile Terapisi:
  • Grup terapisi, kişilerarası ilişki becerilerini geliştirmek için yararlıdır.
  • Aile terapisi, aile dinamiklerini düzenlemek ve kişinin destek sistemini güçlendirmek amacıyla kullanılır.

2. İlaç Tedavisi

Kişilik bozukluklarının tedavisinde ilaçlar doğrudan bozukluğu tedavi etmese de, eşlik eden belirtileri ve komplikasyonları azaltmada etkili olabilir. Örneğin:

  • Antidepresanlar: Depresyon, anksiyete ve duygusal dalgalanmaları yönetmek için kullanılır.
  • Antipsikotik İlaçlar: Yoğun öfke, paranoya veya algı bozukluklarını azaltmak için reçete edilebilir.
  • Duygudurum Düzenleyiciler: Borderline kişilik bozukluğunda sıkça görülen yoğun duygusal dalgalanmaları kontrol altına almak için kullanılır.
  • Anksiyolitikler: Kaçıngan kişilik bozukluğu gibi durumlarda görülen sosyal kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

3. Destekleyici Müdahaleler

Tedaviyi desteklemek amacıyla farklı müdahaleler uygulanabilir:

a) Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
  • Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi teknikleri, genel ruh sağlığını iyileştirebilir.
  • Kişiye mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleri öğretilerek duygusal düzenleme becerileri geliştirilir.
b) Eğitim ve Danışmanlık:
  • Kişinin bozukluğu hakkında bilgi sahibi olması ve belirtilerle başa çıkma yöntemlerini öğrenmesi önemlidir.
  • Aile bireylerinin de eğitim alması, destekleyici bir çevrenin oluşturulmasına katkı sağlar.
c) Mesleki ve Sosyal Destek:
  • İş veya eğitim hayatında başarıyı artırmak ve sosyal becerileri geliştirmek için mesleki danışmanlık ve sosyal destek grupları faydalı olabilir.

4. Tedavi Sürecinin Zorlukları

Kişilik bozukluklarının tedavisi, genellikle uzun süreli bir süreçtir ve bazı zorluklar içerebilir:

  • Tedaviye Direnç: Kişilik bozukluğu olan bireyler, genellikle problemlerini kabul etmekte zorlanabilir ve tedaviye karşı direnç gösterebilir.
  • Güven İlişkisi Kurma: Terapist ve danışan arasında güçlü bir terapötik ilişki kurmak zaman alabilir.
  • Eşlik Eden Psikiyatrik Sorunlar: Depresyon, anksiyete veya madde bağımlılığı gibi diğer psikiyatrik durumlar tedavi sürecini karmaşıklaştırabilir.

Kişilik bozukluklarının tedavisinde başarılı bir sonuç, sabır, özveri ve kişiye özel bir yaklaşım gerektirir. Psikoterapi ve ilaç tedavisi gibi yöntemlerin kombinasyonu, bireyin işlevselliğini artırmada etkili olabilir. Ayrıca, tedavi sürecine bireyin sosyal çevresinin katılımı, iyileşme sürecini destekleyebilir. Tedaviye erken başlamak ve devamlılık sağlamak, uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir.

Kişilik Bozukluklarının Toplumsal Etkileri

Kişilik bozuklukları, yalnızca bireyin yaşam kalitesini değil, aynı zamanda toplumun genel sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilir. İş yaşamında başarısızlık, aile içi şiddet, suç oranlarındaki artış ve sosyal ilişkilerdeki bozukluklar, bu rahatsızlıkların doğrudan ya da dolaylı sonuçları olabilir. Bu nedenle, kişilik bozukluklarının erken tanınması ve tedavi edilmesi, hem bireysel hem de toplumsal refahın korunması açısından büyük önem taşır.

Sonuç

Kişilik bozuklukları, bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarını kalıcı olarak etkileyen ciddi psikolojik rahatsızlıklardır. Bu bozuklukların anlaşılması ve uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması, hem bireyin yaşam kalitesini yükseltir hem de toplumsal sağlığı olumlu yönde etkiler. Genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu sonucunda ortaya çıkan kişilik bozuklukları, psikoterapi ve bazen ilaç tedavisi ile yönetilebilir. Ancak tedavi süreci uzun vadeli ve sabır gerektiren bir süreçtir.

Referanslar:

  1. Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi
  2. American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., Text Revision). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
  3. Widiger, T. A., & Costa, P. T. (2012). Personality disorders and the five-factor model of personality. Journal of Personality Disorders, 26(5), 641–651.
  4. Livesley, W. J. (2001). Conceptual and taxonomic issues in personality disorder. Current Psychiatry Reports, 3(1), 18–25.
  5. Skodol, A. E., & Bender, D. S. (2009). Why are women diagnosed borderline more than men? Psychiatric Quarterly, 80(3), 223–231.
  6. Linehan, M. M. (1993). Cognitive-behavioral treatment of borderline personality disorder. New York: Guilford Press.
  7. Paris, J. (2001). Impulsivity and personality disorders. Current Psychiatry Reports, 3(1), 60–64.
  8. Hopwood, C. J., et al. (2013). Personality assessment in DSM-5: Empirical support for rating severity, style, and traits. Journal of Personality Disorders, 27(3), 311–329.
  9. Kernberg, O. F. (2004). Aggression in personality disorders and perversions. Yale University Press.
  10. Millon, T., et al. (2004). Personality disorders in modern life (2nd ed.). Hoboken, NJ: Wiley.
  11. Krueger, R. F., & Markon, K. E. (2014). The role of the DSM-5 personality trait model in moving toward a quantitative and empirically based approach to classifying personality pathology. Annual Review of Clinical Psychology, 10, 477–501.
  12. Clark, L. A., & Harrison, J. A. (2001). Assessment instruments and the classification of personality disorder. Current Opinion in Psychiatry, 14(6), 497–502.
  13. McCrae, R. R., & Costa, P. T. (1997). Personality trait structure as a human universal. American Psychologist, 52(5), 509–516.
  14. Cain, N. M., Pincus, A. L., & Ansell, E. B. (2008). Narcissism at the crossroads: Phenotypic description of pathological narcissism across clinical theory, social/personality psychology, and psychiatric diagnosis. Clinical Psychology Review, 28(4), 638–656.
  15. Gunderson, J. G., & Links, P. S. (2008). Borderline personality disorder: A clinical guide. American Psychiatric Press.
  16. Tyrer, P., et al. (2015). Personality disorder: A new global perspective. World Psychiatry, 14(2), 196–200.
  17. Oldham, J. M., et al. (2012). Borderline personality disorder in the elderly: The case for a dimensional approach. International Journal of Geriatric Psychiatry, 27(2), 103–110.
  18. Fossati, A., et al. (2000). Borderline personality disorder and the Five-Factor Model: A meta-analysis. Journal of Personality Disorders, 14(2), 153–162.
  19. Bouchard, M. A., & Lecours, S. (2008). Affect regulation and borderline personality disorder. Psychoanalytic Inquiry, 28(2), 194–213.
  20. Shedler, J., & Westen, D. (2004). Refining personality disorder diagnosis: Integrating science and practice. American Journal of Psychiatry, 161(8), 1350–1365.
  21. Zanarini, M. C., et al. (2007). The longitudinal course of borderline psychopathology: 6-year prospective follow-up of the phenomenology of borderline personality disorder. American Journal of Psychiatry, 164(2), 231–238.
  22. Fava, J. L., & Velicer, W. F. (1992). The effects of overextraction on factor and component analysis. Multivariate Behavioral Research, 27(3), 387–415.
  23. Trull, T. J., & Durrett, C. A. (2005). Categorical and dimensional models of personality disorder. Annual Review of Clinical Psychology, 1, 355–380.
  24. Morey, L. C., et al. (2007). Personality Assessment Inventory and the classification of personality disorder. Journal of Personality Assessment, 89(3), 244–253.
  25. Bateman, A., & Fonagy, P. (2008). 8-year follow-up of patients treated for borderline personality disorder: Mentalization-based treatment versus treatment as usual. American Journal of Psychiatry, 165(5), 631–638.
  26. Coolidge, F. L., et al. (2004). Prevalence of personality disorders in childhood and adolescence. Journal of Personality Disorders, 18(4), 385–392.
  27. Cramer, P. (2000). Defense mechanisms in psychology today. American Psychologist, 55(6), 637–646.
  28. Westen, D., et al. (2003). Personality profiles in eating disorders: Rethinking the distinction between Axis I and Axis II. American Journal of Psychiatry, 160(3), 547–562.
  29. Livesley, W. J. (2003). Practical management of personality disorder. Guilford Press.
  30. Pincus, A. L., & Lukowitsky, M. R. (2010). Pathological narcissism and narcissistic personality disorder. Annual Review of Clinical Psychology, 6, 421–446.
  31. Lenzenweger, M. F. (2008). Epidemiology of personality disorders. Psychiatric Clinics of North America, 31(3), 395–403.
  32. Kemberg, O. F. (1984). Severe personality disorders: Psychotherapeutic strategies. Yale University Press.
  33. Grant, B. F., et al. (2004). Prevalence, correlates, and disability of personality disorders in the United States: Results from the National Epidemiologic Survey on Alcohol and Related Conditions. Journal of Clinical Psychiatry, 65(7), 948–958.
  34. Fonagy, P., et al. (2002). Affect regulation, mentalization, and the development of the self. Karnac Books.
  35. https://scholar.google.com/
  36. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/
Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi
Kişilik Bozukluklarının 7 Belirtisi, Nedenleri, Tanısı Ve Tedavisi