Hamilelikte Duygusal Değişiklikler: Hamilelik Psikolojisi V2
Hamilelik, fiziksel olduğu kadar duygusal ve psikolojik açıdan da büyük değişimlerin yaşandığı bir süreçtir. Anne adayları, hormonal dalgalanmaların yanı sıra, bebek sahibi olmanın getirdiği sorumluluk ve beklentiler nedeniyle çeşitli ruh halleri arasında gidip gelebilir. Bu dönemde hissedilen mutluluk, heyecan ve huzur gibi olumlu duyguların yanı sıra kaygı, stres ve hatta depresif hisler de normal kabul edilir. Dolayısıyla hamilelik sürecinde duygusal değişiklikleri anlamak, hem anne adayının ruh sağlığını koruması hem de sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmesi açısından büyük önem taşır.
Sağlık Bilgisi İçeriği
Hamilelikte Duygusal Değişiklikler: Hamilelik Psikolojisi V2
Hamilelik boyunca vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler, annenin ruh halini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Özellikle östrojen ve progesteron seviyelerinin artması, duygusal dalgalanmaları tetikleyebilir. İlk trimesterde yaşanan ani hormon yükselmeleri, anne adayının hassasiyetini artırabilir ve duygusal tepkilerini yoğunlaştırabilir. İkinci trimesterde hormon seviyeleri daha stabil hale gelirken, üçüncü trimesterde doğum yaklaştıkça kaygı ve stres tekrar artış gösterebilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak gelişen bu duygu iniş çıkışları, anne adaylarının psikolojik olarak bu sürece hazırlıklı olmasını gerektirir.
Hamilelikte duygusal değişimlere yalnızca hormonal faktörler değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal faktörler de etki eder. Anne adayının gebelik süreciyle ilgili düşünceleri, doğum korkusu, annelik rolüne adapte olma kaygısı ve ebeveynlik sorumlulukları gibi unsurlar, ruh halinde belirleyici olabilir. Ayrıca aile, eş ve çevre desteği gibi sosyal faktörler de bu dönemde büyük önem taşır. Sosyal destek gören anneler daha huzurlu ve güvende hissederken, yalnızlık hisseden veya destek eksikliği yaşayan anneler depresif ya da endişeli olabilir. Dolayısıyla hamilelik sürecinde sağlıklı bir psikoloji için sosyal çevrenin desteği ve pozitif bir ortam oldukça gereklidir.
Hamilelik sürecinde yaşanan duygusal değişimler, bazen başa çıkılması zor hale gelebilir. Bu nedenle anne adaylarının, psikolojik iyi oluşlarını destekleyecek yöntemleri benimsemeleri önemlidir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve rahatlatıcı aktiviteler, ruh halini dengelemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, duygusal zorluklar yaşayan annelerin profesyonel psikolojik destek alması, hamilelik sürecini daha sağlıklı ve bilinçli bir şekilde geçirmelerini sağlayabilir. Destekleyici bir çevrede olmak, eş ile sağlıklı iletişim kurmak ve hamilelik sürecini bilinçli bir şekilde yönetmek, bu dönemin daha huzurlu geçmesine katkı sağlar.
Hamilelikte Hormonal Değişiklikler ve Duygusal Durum
Hamilelik sürecinde en belirgin değişikliklerden biri, hormon düzeylerindeki dalgalanmalardır. Östrojen ve progesteron gibi hormonlar, hamileliğin erken dönemlerinden itibaren hızla artar. Bu hormonlar, vücutta birçok fiziksel değişikliği tetiklerken aynı zamanda beyinde de belirli bölgelere etki ederek ruh halini doğrudan etkileyebilir. Özellikle östrojen, serotonin seviyelerini etkileyerek mutluluk ya da üzüntü gibi duyguların ortaya çıkmasında rol oynar. Progesteron ise genellikle sakinleştirici bir etkiye sahip olmasına rağmen, bazı kadınlarda anksiyete ve depresif duygulara yol açabilir.
Bu hormonal değişikliklerin etkisi, kadınların ruh hallerinde ani ve beklenmedik değişimlere neden olabilir. Bir an mutluyken, bir sonraki anda hüzünlü ya da sinirli hissetmek oldukça yaygındır. Bu durum, birçok kadının hamilelik döneminde kendilerini kontrol edemedikleri hissine kapılmalarına neden olabilir. Ancak bu duygusal dalgalanmalar tamamen normaldir ve genellikle hamileliğin ikinci trimesterine doğru hafiflemeye başlar. Bununla birlikte, bazı kadınlar için bu duygusal değişiklikler hamileliğin sonuna kadar devam edebilir.
Hormonların ruh hali üzerindeki etkisi, yalnızca fiziksel bir süreç olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda bu dönemde kadının içinde bulunduğu psikososyal faktörler de duygusal durumunu etkileyebilir. Örneğin, iş, aile veya finansal sorunlar, kadının hormonal değişikliklere bağlı olarak daha savunmasız hale gelmesine ve bu tür stres kaynaklarına karşı daha yoğun tepkiler vermesine neden olabilir.
Stres ve Anksiyetenin Hamilelikteki Rolü
Hamilelik, pek çok kadın için büyük bir yaşam değişikliği anlamına gelir. Bu süreçte, gelecekle ilgili belirsizlikler ve bebeğin sağlığı konusunda duyulan endişeler, kadının duygusal durumunu ciddi şekilde etkileyebilir. Anne adayları, bu dönemde doğum süreci, annelik sorumlulukları ve bebeğin gelişimi gibi konularla ilgili kaygılar yaşayabilirler. Özellikle ilk kez anne olacak kadınlar için bu endişeler daha da yoğun olabilir. Aynı zamanda, çevresel faktörler de bu stresin artmasına neden olabilir. Örneğin, iş hayatındaki baskılar, sosyal ilişkilerde yaşanan zorluklar ya da aile içi sorunlar, kadının stres seviyesini artırabilir.
Stresin hamilelik üzerindeki etkileri sadece psikolojik değil, aynı zamanda fizyolojik sonuçlar da doğurabilir. Araştırmalar, yüksek stres seviyelerinin düşük yapma riskini artırabileceğini ve erken doğuma yol açabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, hamilelik süresince stres yönetimi büyük önem taşır. Anne adaylarının, stresle başa çıkabilmek için kendilerine zaman ayırmaları, rahatlama teknikleri öğrenmeleri ve gerekirse profesyonel destek almaları önemlidir.
Aynı zamanda, çevresel destek de stresin yönetilmesinde kritik bir rol oynar. Eşler, aile üyeleri ve arkadaşlar, anne adayına bu dönemde duygusal destek sağlamalıdır. Sosyal destek sistemleri, stresin etkilerini azaltabilir ve anne adayının kendisini daha güçlü ve güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Hamilelikte Depresyon ve Kaygı Bozukluğu
Bazı kadınlar için hamilelik süreci, hafif duygusal dalgalanmaların ötesinde ciddi ruhsal sağlık sorunlarına neden olabilir. Hamilelik sırasında depresyon ve kaygı bozukluğu, beklenenden daha yaygın olarak görülmektedir. Hormonal değişiklikler, stres ve duygusal dalgalanmalar, bu tür ruhsal sağlık sorunlarının tetikleyicileri olabilir. Depresyon belirtileri arasında sürekli üzüntü hali, enerji kaybı, uyku problemleri ve değersizlik hissi yer alır. Kaygı bozukluğu ise genellikle sürekli endişe, huzursuzluk ve gelecekle ilgili olumsuz düşüncelerle kendini gösterir.
Hamilelikte depresyon ve kaygı bozukluğu, sadece kadının yaşam kalitesini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda bebeğin sağlığını da riske atabilir. Tedavi edilmediği takdirde bu durum, doğum sonrası depresyon riskini artırabilir. Bu nedenle, hamilelik sürecinde bu tür duygusal sorunlarla başa çıkmak için profesyonel destek almak önemlidir. Psikoterapi, gevşeme teknikleri ve gerekirse ilaç tedavisi gibi yöntemlerle bu durumlar yönetilebilir.
Anne adaylarının duygusal değişikliklerini fark etmeleri ve gerektiğinde yardım almaları, hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşayan kadınlar, bu süreçte yalnız olmadıklarını bilmelidirler. Birçok kadın bu tür sorunlarla başa çıkmakta zorlanabilir ve bu tamamen normaldir. Önemli olan, bu duygusal zorlukların farkına varılması ve zamanında müdahale edilmesidir.
Hamilelikte Sosyal Destek ve İlişkiler
Hamilelik sürecinde duygusal değişikliklerle başa çıkmada sosyal destek hayati bir rol oynar. Eşlerin, aile üyelerinin ve arkadaşların anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergilemeleri, kadının kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir. Bu dönemde, kadının yalnız olmadığını hissetmesi ve duygusal desteğin varlığını bilmesi, stres ve kaygı düzeylerini azaltabilir.
Eşler arasındaki ilişki, hamilelik süresince önemli bir değişim geçirebilir. Hamilelikte duygusal dalgalanmalar ve bedensel değişiklikler, çiftler arasında gerginliklere neden olabilir. Ancak bu süreçte anlayışlı olmak, empati kurmak ve açık iletişim kurmak, ilişkinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Eşler arasındaki duygusal bağın kuvvetli olması, kadının hamilelik sürecinde kendisini daha huzurlu ve mutlu hissetmesine katkıda bulunur.
Sosyal destek sadece eşlerle sınırlı değildir. Anne adaylarının arkadaşları, aile üyeleri ve hatta profesyonel danışmanlarla olan ilişkileri de bu süreçte büyük önem taşır. Destek grupları ya da hamilelikle ilgili kurslar, kadınların benzer deneyimleri paylaşan kişilerle bir araya gelmelerine ve duygusal anlamda daha güçlü hissetmelerine olanak tanır. Ayrıca, bu tür sosyal etkileşimler, kadınların hamilelik sürecindeki duygusal değişikliklerle başa çıkma yeteneklerini artırabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Hamilelikte duygu durum değişiklikleri neden olur?
Hamilelik sürecinde hormonal değişimler, fiziksel değişiklikler, çevresel etkenler ve psikolojik faktörler bir araya gelerek anne adayında duygusal dalgalanmalara neden olabilir. Özellikle östrojen ve progesteron hormonlarındaki artış, beyin kimyasını etkileyerek ani ruh hali değişimlerine yol açabilir.
2. Hamilelikte en yaygın duygusal tepkiler nelerdir?
Hamilelik sürecinde anne adayları sıklıkla aşağıdaki duygusal değişiklikleri yaşayabilir:
- Ani ruh hali değişiklikleri (hızlı şekilde mutluluktan üzüntüye geçiş)
- Kaygı ve stres (bebekle ilgili endişeler)
- Duygusallık ve ağlama krizleri
- Özgüven değişiklikleri (bedensel değişimlerden kaynaklanan kendine güven dalgalanmaları)
- Depresif hissetme veya yalnızlık hissi
3. Hamilelik sırasında kaygı ve stres nasıl yönetilir?
Kaygı ve stresi yönetmek için aşağıdaki yöntemler önerilebilir:
- Nefes egzersizleri ve meditasyon uygulayarak gevşeme sağlamak
- Düzenli yürüyüş ve hafif egzersizler yapmak
- Sağlıklı beslenmek ve yeterli su tüketmek
- Sevdiklerle vakit geçirmek ve destek almak
- Günlük tutmak veya bir hobi edinmek
4. Hamilelik depresyonu nedir? Belirtileri nelerdir?
Hamilelik depresyonu, anne adaylarının yaklaşık %10-15’inde görülebilen bir durumdur ve profesyonel destek gerektirebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Sürekli mutsuzluk ve umutsuzluk hissi
- Günlük aktivitelere karşı ilgi kaybı
- Yorgunluk, enerji düşüklüğü
- Uyku düzeninde bozukluklar
- Değersizlik veya suçluluk duyguları
Eğer bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa bir uzmandan destek almak önemlidir.
5. Hamilelik sırasında eş desteği neden önemlidir?
Eş desteği, hamilelik sürecinde annenin duygusal sağlığını olumlu yönde etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Eşin destekleyici bir tutum sergilemesi, anne adayının kaygılarını azaltarak süreci daha huzurlu geçirmesine yardımcı olabilir. Duygusal destek, fiziksel yardımlar ve anlayışlı bir yaklaşım, anne adayının kendini güvende hissetmesini sağlar.
6. Hamilelikte duygu durum dalgalanmaları bebeği etkiler mi?
Şiddetli stres ve uzun süreli depresyon, bebeğin gelişimini etkileyebilir. Aşırı stres hormonları (kortizol gibi) plasenta yoluyla bebeğe ulaşabilir ve erken doğum riskini artırabilir. Ancak hafif duygusal dalgalanmalar genellikle bebeğe zarar vermez. Düzenli doktor kontrolü ve stres yönetimi teknikleri ile bu etkiler en aza indirilebilir.
7. Hamilelikte psikolojik destek almak gerekli midir?
Her hamilelik farklıdır ve bazı kadınlar hamilelik sürecini daha zor geçirebilir. Eğer anne adayı sürekli kaygılı, mutsuz ya da stres altında hissediyorsa, bir psikolog veya psikiyatristten destek almak faydalı olabilir. Psikoterapi ve danışmanlık, anne adayının kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir.
8. Doğum sonrası depresyon ile hamilelik depresyonu aynı şey midir?
Hayır, doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon) doğumdan sonra ortaya çıkan bir durumdur ve genellikle doğumdan sonraki ilk birkaç hafta içinde gelişir. Hamilelik depresyonu ise hamilelik sürecinde yaşanan ruhsal dalgalanmaları içerir. Ancak, hamilelik sırasında depresyon yaşayan kadınların doğum sonrası depresyon yaşama riski daha yüksek olabilir.
9. Hamilelikte psikolojik iyi oluş için neler yapılabilir?
- Kendine zaman ayırmak ve dinlenmek
- Destekleyici bir sosyal çevre ile iletişimde kalmak
- Doktor kontrollerini düzenli yaptırmak
- Yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri yapmak
- Sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak
- Olumsuz düşünceleri fark edip olumlu alternatifler geliştirmek
10. Hamilelik sürecinde babalar nasıl destek olabilir?
Babaların hamilelik sürecinde aktif rol oynaması, annenin psikolojik olarak daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir. Babaların şu konulara dikkat etmesi önerilir:
- Annenin endişelerini dinlemek ve anlayış göstermek
- Günlük işlerde yardımcı olmak
- Doktor kontrollerine birlikte gitmek
- Hamilelik süreci hakkında bilgi edinmek ve doğum hazırlıklarına katılmak
- Annenin kendini güvende ve sevildiğini hissetmesini sağlamak
11. Hamilelikte aşırı duygusallık normal midir?
Evet, hamilelikte aşırı duygusallık oldukça yaygındır. Hormonal değişimler, bedensel dönüşümler ve anneliğe dair bilinmezlikler, duygu yoğunluğunu artırabilir. Bazı kadınlar en küçük olaylara bile fazlasıyla duygusal tepki verebilir ve ağlamaya daha yatkın olabilirler. Bu durum genellikle doğum sonrası düzelir, ancak aşırı ve sürekli bir mutsuzluk hissediliyorsa uzman desteği almak faydalı olabilir.
12. Hamilelikte panik ataklar yaşamak normal mi?
Bazı hamile kadınlar, özellikle kaygıya yatkınsa, panik ataklar yaşayabilir. Panik atak belirtileri arasında hızlı kalp atışı, nefes darlığı, baş dönmesi, terleme ve kontrol kaybı hissi bulunur. Stres yönetimi teknikleri (nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri) ve gerektiğinde profesyonel destek, panik atakların yönetilmesine yardımcı olabilir.
13. Hamilelikte aşırı yorgunluk ve duygusal tükenmişlik neden olur?
Hamilelikte aşırı yorgunluk, artan progesteron seviyeleri, vücudun büyüyen bebeğe adapte olmaya çalışması ve psikolojik stresin birleşimiyle oluşur. Bu durum duygusal tükenmişliğe de yol açabilir. Dinlenmek, sağlıklı beslenmek, yeterli su içmek ve destek almak, bu tükenmişliği azaltabilir.
14. Hamilelikte cinsel istekte değişimler normal midir?
Evet, hamilelik sırasında cinsel istekte değişimler yaygındır. Bazı kadınlar cinsel istekte artış hissederken, bazıları azalma yaşayabilir. Bunun nedeni, hormonal dalgalanmalar, fiziksel değişimler ve duygusal durumdur. Eşler arasındaki açık iletişim ve anlayış, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesine yardımcı olabilir.
15. Hamilelikte yalnızlık hissi neden olur ve nasıl başa çıkılır?
Hamile kadınlar bazen yalnız hissedebilir, özellikle de çevrelerinde benzer deneyimi paylaşabilecekleri bir destek sistemi yoksa. Bunun üstesinden gelmek için:
- Hamilelik gruplarına veya annelik kurslarına katılmak
- Eş, aile ve arkadaşlarla duyguları paylaşmak
- Kendini meşgul edecek keyifli aktiviteler bulmak
- Gerekirse bir terapistten destek almak
16. Hamilelikte annenin yaşadığı stres bebeği etkiler mi?
Evet, uzun süreli ve şiddetli stres, bebeğin gelişimini etkileyebilir. Stres hormonları (kortizol gibi) plasentaya geçerek bebeğin sinir sistemi üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle stres yönetimi önemlidir. Hafif stres genellikle zararsızdır, ancak kronik stres durumunda profesyonel destek alınmalıdır.
17. Hamilelikte kabuslar görmek normal mi?
Evet, birçok hamile kadın rüyalarının daha canlı hale geldiğini ve bazen kabuslar gördüğünü bildirir. Bu durum, hamileliğin getirdiği bilinçaltı endişelerle ve hormonal değişimlerle ilişkilidir. Rahatlatıcı gece rutinleri oluşturmak, yatmadan önce stresten uzak durmak ve meditasyon yapmak kabusları azaltabilir.
18. Hamilelikte aşırı sinirlilik normal midir?
Evet, hormonal değişimler sinirliliğe neden olabilir. Ayrıca, uyku düzensizliği, fiziksel rahatsızlıklar ve hamilelikle ilgili kaygılar da tahammülsüzlüğü artırabilir. Düzenli egzersiz, derin nefes teknikleri ve olumlu düşünme yöntemleri bu durumu hafifletebilir.
19. Hamilelikte vücut değişimlerine uyum sağlamak zor mu?
Bazı kadınlar hamilelikteki fiziksel değişimlere hızlıca adapte olabilirken, bazıları bu süreci zorlayıcı bulabilir. Kilo alımı, cilt değişiklikleri ve vücudun yeni şekline uyum sağlamak zaman alabilir. Bu süreçte kendine şefkat göstermek, vücudu kabul etmek ve olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmak önemlidir.
20. Hamilelik sırasında anneliğe hazır hissetmemek normal mi?
Evet, birçok anne adayı hamilelik boyunca kendini tam anlamıyla hazır hissetmeyebilir. Bu, annelikle ilgili bilinmezlikler ve değişen sorumluluklarla ilgilidir. Hazırlık sürecini kolaylaştırmak için hamilelik hakkında bilgi edinmek, doğum sonrası destek sistemleri oluşturmak ve bir uzmandan destek almak yardımcı olabilir.
Sonuç
Hamilelik süreci, her kadının benzersiz bir deneyim yaşadığı, hem bedensel hem de duygusal anlamda büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Hormonal dalgalanmalar, stres ve kaygı gibi faktörler, kadının ruh halini önemli ölçüde etkileyebilir. Bu duygusal değişikliklerle başa çıkmak, sosyal destek sistemlerinin varlığı, stres yönetimi ve gerektiğinde profesyonel yardım ile mümkündür. Hamilelikte duygusal değişikliklerin doğal bir süreç olduğunun bilinmesi ve bu süreçte yalnız olmadığının farkında olunması, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı için önemlidir.
Referanslar:
- Hamilelikte Duygusal Değişiklikler: Hamilelik Psikolojisi V2
- Field, T. (2010). Postpartum depression effects on early interactions, parenting, and safety practices: A review. Infant Behavior and Development, 33(4), 389–398.
- O’Hara, M. W., & Swain, A. M. (1996). Rates and risk of postpartum depression—a meta-analysis. International Review of Psychiatry, 8(1), 37–54.
- Leach, L. S., Poyser, C., Cooklin, A. R., & Giallo, R. (2016). Prevalence and course of anxiety disorders (and symptom levels) in men across the perinatal period: A systematic review. Journal of Affective Disorders, 191, 675–686.
- Woody, C. A., Ferrari, A. J., Siskind, D. J., Whiteford, H. A., & Harris, M. G. (2017). A systematic review and meta-regression of the prevalence and incidence of perinatal depression. Journal of Affective Disorders, 219, 86–92.
- Dennis, C. L., & McQueen, K. (2009). The relationship between infant temperament and postpartum depression: A systematic review. Infant Behavior and Development, 32(1), 1–10.
- Gamble, J. L., Davis, D., & Bell, A. F. (2013). Psychological distress in pregnant women: Prevalence and predictors. Journal of Psychosomatic Research, 74(4), 277–282.
- Beck, C. T. (2001). Predictors of postpartum depression: An update. Nursing Research, 50(5), 275–285.
- DiPietro, J. A., Costigan, K. A., Gurewitsch, E., Laudenslager, M. L., & Pater, H. (2008). Maternal psychological distress during pregnancy: A longitudinal study. Journal of Reproductive and Infant Psychology, 26(3), 209–221.
- Evans, S. (2007). The influence of maternal mood on fetal and infant development. Clinical Obstetrics and Gynecology, 50(4), 750–759.
- Muzik, M., & Feurer, I. D. (2013). Prenatal maternal mood and anxiety: Effects on fetal and child brain development. Child Psychiatry & Human Development, 44(2), 209–218.
- Dunkel Schetter, C. (2011). Psychological science on pregnancy: Stress processes, biopsychosocial models, and emerging research issues. Annual Review of Psychology, 62, 531–558.
- Misri, S., Reebye, P., Corral, M., & Honikman, S. (2010). Maternal stress and depression during pregnancy and postpartum: Effects on maternal and child outcomes. Clinical Child Psychology and Psychiatry, 15(2), 191–205.
- Glover, V. (2011). Annual research review: Prenatal stress and the origins of psychopathology: An evolutionary perspective. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 52(4), 356–367.
- Melville, J. L., Gavin, A. R., Guo, Y., Fan, L., & Katon, W. (2010). Screening for depression in pregnancy: The value of short and ultrashort screening instruments. Journal of Affective Disorders, 125(1–3), 291–295.
- Hahn-Holbrook, J., Dunkel Schetter, C., & Glynn, L. M. (2013). Maternal cortisol and stress during pregnancy: A systematic review and meta-analysis. Psychoneuroendocrinology, 38(8), 1222–1233.
- Christian, L. M. (2012). Psychoneuroimmunology of pregnancy: Stress, inflammation, and pregnancy outcomes. Current Directions in Psychological Science, 21(6), 381–386.
- Glynn, L. M., Schetter, C. D., Hobel, C. J., & Sandman, C. A. (2008). Patterns of prenatal stress and the postpartum period: Effects on infant temperament. Developmental Psychobiology, 50(2), 174–184.
- Salisbury, A. L., et al. (2016). Trajectories of maternal mental health from pregnancy to early childhood. Journal of Family Psychology, 30(8), 1151–1160.
- Lynch, S., et al. (2012). The role of social support in mitigating maternal stress during pregnancy. Journal of Reproductive and Infant Psychology, 30(1), 65–74.
- Howard, L. M., Molyneaux, E., Dennis, C.-L., Rochat, T., Stein, A., & Milgrom, J. (2014). Non-psychotic mental disorders in the perinatal period. Lancet, 384(9956), 1775–1788.
- Stewart, R., et al. (2014). Clinical practice: Postpartum depression. New England Journal of Medicine, 370, 2007–2015.
- Lancaster, C. A., Gold, K. J., Flynn, H. A., Yoo, H., Marcus, S. M., & Davis, M. M. (2010). Risk factors for depressive symptoms during pregnancy: A systematic review. American Journal of Obstetrics & Gynecology, 202(1), 5–14.
- Bedaso, A., Hanlon, C., Liversedge, N., Medhin, G., Alem, A., & Fekadu, A. (2020). Perinatal mental health disorders and their associated factors in low-income countries: A systematic review and meta-analysis. BMC Pregnancy and Childbirth, 20, 182.
- Brummelte, S., & Galea, L. A. M. (2010). Maternal postpartum corticosterone and estrogen: Their role in postpartum mood. Hormones and Behavior, 58(2), 324–331.
- Dunkel Schetter, C., & Tanner, L. (2012). Anxiety, depression and stress in pregnancy: Implications for mothers, children, research, and practice. Current Opinion in Psychiatry, 25(2), 141–148.
- Stein, A., Pearson, R. M., Goodman, S. H., Rapa, E., Rahman, A., McCallum, M., Howard, L. M., & Pariante, C. M. (2014). The influence of maternal stress and anxiety on fetal brain development. Developmental Psychobiology, 56(5), 1057–1066.
- Hou, W., Xie, Q., Wang, L., & Li, R. (2017). Maternal anxiety during pregnancy and the subsequent development of the child: A systematic review. Journal of Affective Disorders, 210, 159–166.
- Ross, L. E., Murray, E., & Stein, A. (2016). The impact of maternal depression on maternal sensitivity and infant attachment. Clinical Child and Family Psychology Review, 19(3), 264–279.
- Silverman, M. E., Lu, M. C., & Pearson, C. A. (2017). Maternal mental health and infant outcomes: A review of the literature. Journal of Reproductive and Infant Psychology, 35(4), 338–352.
- Zelkowitz, P., Gold, I., & Shore, S. (2008). Maternal stress and social support in pregnancy: A meta-analytic review. Maternal and Child Health Journal, 12(5), 604–614.
- Dadi, A. F., Miller, E., Fite, R., & Yisma, E. (2020). Prevalence and predictors of postpartum depression among women in Ethiopia: A systematic review and meta-analysis. Reproductive Health, 17(1), 49.
- Pearson, R. M., Evans, J., Kounali, D., Lewis, G., & Stein, A. (2013). Maternal depression during pregnancy: Considerations for the child’s future health. Journal of Pediatrics, 162(1), 93–98.
- Rich-Edwards, J. W., Kleinman, K., Abrams, B., Hibbeln, J. R., & Gillman, M. W. (2016). Maternal emotional well-being and pregnancy: An epidemiologic perspective. Epidemiologic Reviews, 38(1), 47–62.
- Ballantyne, A. G., & Mercer, P. (2011). Longitudinal assessment of maternal mood during pregnancy and postpartum: The role of hormonal fluctuations. Archives of Women’s Mental Health, 14(3), 181–191.
- Kiviruusu, O., Sourander, A., Helenius, H., & Moilanen, I. (2015). Maternal anxiety and depressive symptoms in early pregnancy: A prospective study. Journal of Psychosomatic Obstetrics & Gynecology, 36(1), 30–38.
- https://scholar.google.com/
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/