Radyoloji ve Nükleer Tıp İlişkisi 2025
Modern tıp, hastalıkların tanı ve tedavisinde yüksek doğruluk ve güvenilirlik sağlayan teknolojilere dayanmaktadır. Radyoloji ve nükleer tıp, bu teknolojilerin iki temel ayağını oluşturur. Radyoloji, X-ışınları, manyetik rezonans (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) gibi cihazlarla anatomik yapıların incelenmesini sağlarken, nükleer tıp, radyoaktif maddelerin kullanımıyla organ ve dokuların işlevsel analizine odaklanır. Bu iki disiplin, görüntüleme alanında birbirini tamamlayan özelliklere sahiptir. Radyoloji daha çok yapısal değişikliklere odaklanırken, nükleer tıp fizyolojik ve biyokimyasal süreçlere ışık tutar. Günümüzde bu iki alanın entegrasyonu, tanısal doğruluğu artırarak hasta yönetimini daha etkili hale getirmiştir.
Sağlık Bilgisi İçeriği
Radyoloji ve Nükleer Tıp İlişkisi 2025
Radyolojinin temelleri, Wilhelm Röntgen’in 1895’te X-ışınlarını keşfetmesiyle atılmıştır. Bu keşif, tıp alanında devrim yaratarak anatomik yapıların incelenmesine olanak tanımıştır. Nükleer tıp ise 20. yüzyılın ortalarında, atom fiziği ve radyoizotopların keşfi ile hızla gelişmiştir. Bu dönemde, radyoaktif maddelerin vücutta nasıl dağıldığını ve organların işlevlerini nasıl etkilediğini anlamak için yapılan araştırmalar, nükleer tıbbın ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Günümüzde radyoloji ve nükleer tıp, gelişen dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamaları ile çok daha sofistike bir hale gelmiştir. Bu tarihsel perspektif, iki disiplinin modern tıpta neden bu kadar önemli olduğunu anlamamız için bir çerçeve sunar.
Son yıllarda, radyoloji ve nükleer tıpta kaydedilen teknolojik ilerlemeler, tanı ve tedavi süreçlerinde büyük bir değişim yaratmıştır. Özellikle hibrit görüntüleme sistemleri, bu iki disiplinin entegrasyonunu sağlamada önemli bir rol oynamıştır. PET/CT (Pozitron Emisyon Tomografisi/Bilgisayarlı Tomografi) ve PET/MR (Pozitron Emisyon Tomografisi/Manyetik Rezonans) gibi cihazlar, aynı anda hem anatomik hem de fizyolojik bilgilerin elde edilmesine olanak tanır. Bu teknolojiler, kanser, nörolojik hastalıklar ve kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi kompleks hastalıkların daha doğru tanılanmasını sağlamaktadır. Radyoloji ve nükleer tıbbın iş birliği sayesinde, hastalıkların daha erken teşhis edilmesi ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi mümkün hale gelmiştir.
Radyoloji ve nükleer tıp, sadece tanı koyma süreçlerinde değil, aynı zamanda tedavi planlamasında da giderek daha fazla kullanılmaktadır. Örneğin, radyolojideki girişimsel teknikler sayesinde biyopsiler ve minimal invaziv prosedürler daha güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Nükleer tıpta ise radyonüklid tedaviler, özellikle tiroid kanseri ve nöroendokrin tümörler gibi hastalıklarda umut vadeden sonuçlar sunmaktadır. Ayrıca, bu alanlar, multidisipliner ekiplerin bir parçası olarak onkoloji, nöroloji ve kardiyoloji gibi pek çok tıbbi dalda önemli bir iş birliği sergilemektedir. Radyoloji ve nükleer tıbbın klinik uygulamalardaki bu artan rolü, modern tıbbın vazgeçilmez unsurları olduklarını bir kez daha ortaya koymaktadır.
Radyoloji ve Nükleer Tıbbın Birlikte Kullanım Alanları
Radyoloji ve nükleer tıbbın birlikte kullanımı, hastalıkların daha doğru bir şekilde teşhis edilmesi, tedavi planlarının daha hassas bir şekilde belirlenmesi ve hasta sonuçlarının iyileştirilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu iki disiplinin entegrasyonu, özellikle onkoloji, kardiyoloji, nöroloji gibi alanlarda, hastalıkların daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanır. Bu bölümde, radyoloji ve nükleer tıbbın birlikte kullanıldığı başlıca tıbbi alanları ve bu kombinasyonun sağladığı avantajları detaylandıracağız.
1. Onkoloji
Onkoloji, radyoloji ve nükleer tıbbın en sık birlikte kullanıldığı alanlardan biridir. Kanserin teşhis edilmesi, evrelenmesi ve tedaviye yanıtının izlenmesi süreçlerinde bu iki disiplinin entegre kullanımı, hasta yönetiminde kritik bir rol oynar.
- PET-BT (Pozitron Emisyon Tomografisi ve Bilgisayarlı Tomografi) Kombinasyonu: PET-BT, kanser hastalarında tümörlerin metabolik aktivitesini ve anatomik lokalizasyonunu aynı anda değerlendirebilen bir hibrit görüntüleme tekniğidir. PET, radyoaktif izotoplarla işaretlenmiş glukoz moleküllerini kullanarak hücrelerin metabolik aktivitelerini görüntüler. Kanser hücreleri, normal hücrelere göre daha yüksek bir metabolik aktiviteye sahip olduklarından, PET taramalarında belirgin bir şekilde ortaya çıkarlar. Bu metabolik bilgi, BT’nin sağladığı anatomik detaylarla birleştiğinde, tümörün boyutu, yeri ve yayılımı hakkında kapsamlı bir bilgi elde edilir. Bu kombinasyon, özellikle kanserin metastaz yaptığı durumlarda tümör odaklarının tespiti ve tedavi planının doğru bir şekilde yapılması açısından büyük bir avantaj sağlar.
- Tedavi Planlaması ve İzlenmesi: Radyoterapi ve kemoterapi gibi tedavi yöntemlerinin etkinliğinin izlenmesinde de PET-BT önemli bir rol oynar. Tedavi öncesi ve sonrası yapılan PET-BT taramaları, tümörün tedaviye nasıl yanıt verdiğini değerlendirir. Tümörün metabolik aktivitesindeki azalma, tedavinin etkin olduğunu gösterirken, aksi durumda tedavi planının gözden geçirilmesi gerekebilir. Bu sayede, tedavi süreci hastanın ihtiyacına göre optimize edilebilir.
2. Kardiyoloji
Kardiyoloji alanında, kalp hastalıklarının teşhis ve tedavisinde radyoloji ve nükleer tıbbın birlikte kullanılması, kalbin fonksiyonel ve anatomik özelliklerinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesini sağlar.
- MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ve MUGA (Multiple Gated Acquisition) Tarama: MRG, kalbin anatomik yapısını detaylı bir şekilde görüntülerken, MUGA taraması kalbin pompalama fonksiyonunu değerlendirir. MUGA, radyoaktif izotoplarla işaretlenmiş kırmızı kan hücrelerini kullanarak, kalp kasının her bir kasılmada ne kadar kan pompaladığını (ejeksiyon fraksiyonu) ölçer. Bu, kalp yetmezliği gibi durumların değerlendirilmesinde çok önemli bir veridir. MRG ile birlikte kullanıldığında, kalbin yapısal anormallikleri ile fonksiyonel bozuklukları bir arada değerlendirilir ve daha doğru tanılar konulabilir.
- SPECT (Single Photon Emission Computed Tomography) ve EKO (Ekokardiyografi): SPECT, kalbin kan akışını değerlendirmek için kullanılan bir nükleer tıp yöntemidir. Bu teknik, özellikle miyokardiyal perfüzyon taramalarında kullanılır. EKO ise, kalp kasının ve kapaklarının anatomik yapısını ve hareketliliğini değerlendirir. SPECT ile birlikte kullanıldığında, kalp kasındaki kan akışının azaldığı bölgeler tespit edilerek, olası bir miyokard enfarktüsünün (kalp krizi) önceden belirlenmesi mümkün olur. Bu kombinasyon, kalp krizi riskinin belirlenmesi ve müdahale stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük bir değer taşır.
3. Nöroloji
Nöroloji alanında, beyin hastalıklarının teşhis ve izlenmesi için radyoloji ve nükleer tıbbın bir arada kullanımı, hastalıkların erken teşhis edilmesi ve tedavi süreçlerinin izlenmesi açısından büyük bir fayda sağlar.
- MRG ve PET/SPECT Taramaları: Beyin hastalıklarının teşhisinde MRG, beynin anatomik yapısını detaylı bir şekilde gösterirken, PET ve SPECT taramaları beyin fonksiyonlarını değerlendirir. Örneğin, Alzheimer hastalığında, beyin MRG’si, beyin dokusunda meydana gelen yapısal değişiklikleri gösterir. PET taramaları ise, beyin hücrelerinin glukoz metabolizmasını ölçerek, hastalığın hangi evrede olduğunu ve hangi bölgelerin etkilendiğini belirler. Bu kombinasyon, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların erken teşhis edilmesini ve hastalığın seyrinin izlenmesini sağlar.
- Epilepsi Cerrahisi Öncesi Değerlendirme: Epilepsi cerrahisinde, cerrahi müdahale öncesi epileptik odakların belirlenmesi hayati önem taşır. MRG, epileptik odakların yerini belirlerken, PET veya SPECT taramaları bu odakların fonksiyonel aktivitesini değerlendirir. Cerrahi müdahale planlamasında bu bilgiler, cerrahın epileptik odağı hassas bir şekilde tespit etmesine ve çevresindeki sağlıklı dokulara zarar vermeden müdahale etmesine olanak tanır.
4. Endokrinoloji
Endokrinoloji alanında, özellikle tiroid hastalıklarının teşhisinde radyoloji ve nükleer tıbbın birlikte kullanımı, hastalığın doğru bir şekilde sınıflandırılmasını ve tedavi planlamasını mümkün kılar.
- Ultrasonografi ve Nükleer Tiroid Tarama: Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde ultrasonografi, nodüllerin anatomik özelliklerini ve boyutlarını belirler. Nükleer tiroid taramaları ise, bu nodüllerin fonksiyonel durumunu değerlendirir. Örneğin, sıcak nodüller (hiperaktif nodüller) genellikle iyi huylu olurken, soğuk nodüller (hipoaktif nodüller) malignite riski taşır. Bu iki teknik birlikte kullanıldığında, tiroid nodüllerinin malignite riskini daha doğru bir şekilde belirlemek ve gerekli biyopsi veya cerrahi müdahaleyi planlamak mümkün hale gelir.
5. Gastroenteroloji
Gastrointestinal sistem hastalıklarının teşhis ve izlenmesinde de radyoloji ve nükleer tıp birlikte kullanılır.
- BT ve Radyoaktif İzotoplu İncelemeler: İnflamatuar bağırsak hastalıkları, gastrointestinal kanamalar ve karaciğer fonksiyon bozuklukları gibi durumların değerlendirilmesinde, BT ile birlikte radyoaktif izotoplu incelemeler kullanılır. Örneğin, gastrointestinal kanamaların kaynağını tespit etmek için BT taramaları, anatomik lokalizasyonu belirlerken, nükleer tıp taramaları, kanamanın aktif olup olmadığını ve şiddetini değerlendirmeye yardımcı olur.
Bu detaylandırılmış kullanım alanları, radyoloji ve nükleer tıbbın entegrasyonunun, hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde sağladığı katkıları açıkça göstermektedir. Bu iki disiplinin kombinasyonu, modern tıpta hastaların daha iyi tedavi edilmesini ve daha iyi sağlık sonuçlarına ulaşılmasını mümkün kılmaktadır.
Görüntüleme Yöntemleri Teknolojilerinin Gelişimi
Radyoloji ve nükleer tıp teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, bu disiplinlerin sağlık hizmetlerindeki rolünü daha da güçlendirmiştir. Yeni nesil görüntüleme cihazları, hem anatomik hem de fonksiyonel bilgileri daha yüksek çözünürlükte ve detayda sunarak, hastalıkların teşhisinde büyük bir devrim yaratmıştır. Örneğin, hibrit görüntüleme cihazları olarak bilinen PET-MR ve PET-CT, hem anatomik hem de fonksiyonel bilgileri tek bir seansla elde etme imkanı sunar. Bu, özellikle kompleks vakalarda teşhis doğruluğunu artırır ve gereksiz biyopsi gibi invaziv işlemlerin önüne geçer.
Yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML) gibi ileri teknolojilerin entegrasyonu, radyoloji ve nükleer tıp uygulamalarını daha da geliştiriyor. Bu teknolojiler, görüntülerin otomatik olarak analiz edilmesini, anormalliklerin tespit edilmesini ve raporlamanın hızlandırılmasını sağlar. AI destekli sistemler, özellikle tümörlerin otomatik segmentasyonu, hacim hesaplamaları ve tedaviye yanıtın izlenmesi gibi görevlerde son derece başarılıdır. Bu sayede, radyologlar ve nükleer tıp uzmanları daha fazla vakayı daha kısa sürede değerlendirebilir, bu da hasta bakımının hızlanmasını sağlar.
Gelecek Perspektifi
Radyoloji ve nükleer tıbbın geleceği, bu iki disiplinin entegrasyonunun daha da güçlenmesiyle şekillenecek. Gelişen teknolojiler sayesinde, görüntüleme süreçleri daha hassas, hızlı ve güvenilir hale gelirken, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının da önü açılacaktır. Örneğin, radyogenomik gibi yeni araştırma alanları, radyolojik görüntüleme ile genetik bilgileri birleştirerek, hastalıkların bireysel düzeyde daha iyi anlaşılmasını ve tedavi edilmesini amaçlar. Bu tür yaklaşımlar, kanser gibi karmaşık hastalıklarda daha etkili tedavi protokollerinin geliştirilmesini sağlayabilir.
Ayrıca, nükleer tıpta kullanılacak yeni izotoplar ve radyofarmasötikler, daha spesifik organ ve dokuları hedefleme yeteneğine sahip olacak. Bu da, hem teşhis hem de tedavi amaçlı kullanılan radyoaktif maddelerin etkinliğini artıracak ve yan etkilerini minimize edecektir. Özellikle hedefe yönelik tedavilerde, bu tür yenilikler hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırabilir.
Radyoloji ve nükleer tıp, modern tıbbın vazgeçilmez iki unsuru olarak sağlık hizmetlerinde devrim yaratmaya devam ediyor. Bu iki disiplinin birlikte kullanımı, hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde daha yüksek doğruluk, daha az invazivlik ve daha iyi hasta sonuçları sağlıyor. Gelecek yıllarda bu alandaki teknolojik gelişmeler, radyoloji ve nükleer tıbbın sunduğu imkanları daha da genişletecek ve hastaların tedavi süreçlerini daha etkin hale getirecektir.
Uygulama Alanları
Her ikisi, geniş bir yelpazede uygulama alanlarına sahiptirler. Radyoloji, iç organların, kemiklerin ve yumuşak dokuların görüntülenmesi için kullanılır. Kardiyovasküler radyoloji, mamografi, nöroradyoloji gibi alt alanlara ayrılır ve farklı hastalıkların tanısında önemli bir rol oynar.
Öte yandan nükleer tıp, kanser tanısından tiroid fonksiyon testlerine, kemik taramalarından kalp damar hastalıklarının değerlendirilmesine kadar geniş bir yelpazede uygulanır. Radyonüklitlerin kullanımıyla hastalıkların teşhisi daha erken aşamalarda mümkün olur ve tedaviye daha etkin bir şekilde yanıt verilir.
Radyoloji Uygulama Alanları
- Radyografi (X-ışınları):
- Kemik kırıkları ve çatlaklarının tespiti.
- Akciğer hastalıklarının teşhisi (örneğin, zatürre veya akciğer kanseri).
- Diş problemlerinin görüntülenmesi.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR):
- Beyin ve omurilik problemlerinin teşhisi.
- Yumuşak dokuların (kaslar, eklemler) ayrıntılı görüntülenmesi.
- Organların detaylı anatomik incelemesi.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT):
- İç organların detaylı görüntülenmesi (karaciğer, böbrekler, pankreas).
- Kafa ve göğüs tümörlerinin belirlenmesi.
- Travma sonrası iç kanamaların teşhisi.
- Ultrasonografi:
- Gebelik izleme ve fetal gelişimi değerlendirme.
- Karın organlarının (karaciğer, safra kesesi) incelenmesi.
- Kalp ve damar problemlerinin teşhisi.
Nükleer Tıp Uygulama Alanları
- Myokard Sintigrafisi:
- Kalp kasının kan akışının değerlendirilmesi.
- Koroner arter hastalığının teşhisi.
- Tiroid Sintigrafisi:
- Tiroid bezinin fonksiyonlarının değerlendirilmesi.
- Tiroid nodüllerinin tespiti ve karakterizasyonu.
- Kemik Sintigrafisi:
- Metastatik kemik hastalıklarının belirlenmesi.
- Kemik enfeksiyonlarının teşhisi.
- PET (Pozitron Emisyon Tomografisi):
- Kanser hücrelerinin lokalizasyonu ve yayılımının belirlenmesi.
- Nörolojik bozuklukların teşhisi (Alzheimer, Parkinson).
- Paratiroid Sintigrafisi:
- Paratiroid bezlerinin lokalizasyonu ve fonksiyonlarının değerlendirilmesi.
Her iki disiplin de klinik pratiklerde, cerrahi planlamada ve tedavi yanıtının izlenmesinde önemli bir rol oynar. Hastaların sağlıklarının değerlendirilmesinde ve doğru teşhisin konulmasında radyoloji ve nükleer tıp birlikte çalışarak tıbbi bakımın kalitesini artırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Radyoloji ile Nükleer Tıp Arasındaki Farklar
Radyoloji ve nükleer tıp, görüntüleme tekniklerini kullanarak hastalıkların tanı ve tedavisinde önemli rol oynayan iki ayrı tıbbi disiplindir. Ancak bu iki alanın temel farklılıkları şunlardır:
- Temel Prensipler:
- Radyoloji: X-ışınları, manyetik rezonans (MR) ve ultrason gibi fiziksel ilkelerle görüntü oluşturur.
- Nükleer Tıp: Radyoaktif maddelerin vücuda verilmesiyle oluşan radyasyonun algılanması temelinde çalışır.
- Kullanım Amaçları:
- Radyoloji: Genellikle anatomik yapıların detaylı bir şekilde görüntülenmesi için kullanılır.
- Nükleer Tıp: Fonksiyonel değerlendirmeler yapılır; organların metabolik veya biyokimyasal aktiviteleri incelenir.
- Görüntüleme Teknikleri:
- Radyoloji: Röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi (BT) gibi teknikleri içerir.
- Nükleer Tıp: Pozitron emisyon tomografisi (PET) ve tek foton emisyon bilgisayarlı tomografi (SPECT) gibi teknikler kullanılır.
- Radyasyon Kaynağı:
- Radyoloji: Dıştan verilen radyasyonla çalışır.
- Nükleer Tıp: Hastaya verilen radyoaktif izotoplardan yayılan radyasyonu kullanır.
Radyolojide ve Nükleer Tıpta Kullanılan Ortak Cihazlar
Her iki disiplin, gelişmiş teknolojiye dayalı cihazları ortak veya benzer şekilde kullanır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Bilgisayarlı Tomografi (BT):
- Radyolojide anatomik detayların görüntülenmesi için kullanılır.
- Nükleer tıpta ise PET ve SPECT görüntülerini anatomik bilgilerle birleştirmek için kullanılır.
- Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) ve SPECT:
- Nükleer tıbbın temel cihazlarıdır ancak radyolojide hibrit sistemlerle (örneğin PET-BT) birlikte kullanılır.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR):
- Radyolojide yumuşak doku değerlendirmesi için sıkça kullanılır.
- Nükleer tıp hibrit cihazlarla (örneğin PET-MR) metabolik ve anatomik bilgiyi birleştirmek için MR teknolojisinden faydalanır.
- Hibrit Görüntüleme Sistemleri:
- PET-BT ve PET-MR gibi cihazlar her iki alanın gereksinimlerini bir araya getirir, hem anatomik hem de fonksiyonel bilgi sağlar.
Radyolojide ve Nükleer Tıpta Yapay Zeka Uygulamaları
Son yıllarda yapay zeka (YZ), radyoloji ve nükleer tıp alanında devrim yaratmıştır. YZ’nin bu iki alandaki uygulamaları şu şekilde detaylandırılabilir:
- Görüntü Analizi:
- Radyoloji: YZ, görüntülerde tümör, kist veya lezyon gibi anormal durumları otomatik olarak tespit edebilir.
- Nükleer Tıp: Radyoaktif izotopların dağılımını analiz ederek fonksiyonel bozuklukları tespit edebilir.
- Tanı ve Raporlama:
- Radyoloji: Görüntülerin otomatik raporlanması ve ön tanı konulmasında YZ büyük katkı sağlar.
- Nükleer Tıp: PET ve SPECT verilerinin yorumlanmasında YZ algoritmaları kullanılmaktadır.
- Tedavi Planlaması:
- Radyoloji: Radyoterapi planlamasında kullanılabilir.
- Nükleer Tıp: Radyoaktif tedavi dozlarının optimize edilmesinde YZ algoritmaları görev alabilir.
- Görüntü Kalitesi ve Hızlı İşlem:
- Hem radyolojide hem de nükleer tıpta, YZ algoritmaları gürültüyü azaltma, görüntü kalitesini artırma ve işlem hızını optimize etme amacıyla kullanılır.
Hibrit Görüntüleme Nedir?
Hibrit görüntüleme, farklı görüntüleme yöntemlerini bir araya getirerek hem anatomik hem de fonksiyonel bilgiyi aynı anda sunan bir tekniktir. Bu teknolojinin önemli noktaları şunlardır:
- Tanım:
- Anatomik ve fizyolojik bilgilerin birleştirilmesiyle daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.
- Örnek Cihazlar:
- PET-BT: Fonksiyonel (PET) ve anatomik (BT) bilgiyi bir araya getirir.
- PET-MR: MR’ın yumuşak doku ayrımıyla PET’in metabolik verileri entegre edilir.
- Kullanım Alanları:
- Kanser tanısı ve evrelemesi.
- Kardiyovasküler hastalıkların değerlendirilmesi.
- Nörolojik hastalıklarda fonksiyonel değerlendirme.
- Avantajları:
- Daha doğru ve kesin tanılar koymayı mümkün kılar.
- Tek bir işlemde hem anatomik hem de fonksiyonel bilgi sağladığı için hastaya zaman kazandırır.
Referanslar:
- Radyoloji ve Nükleer Tıp İlişkisi 2025
- Henkin, R. E., Bova, D., Dillehay, G. L., & Halama, J. R. (2012). Nuclear Medicine: The Requisites. Elsevier Health Sciences.
- Kahlert, R., Graser, A., & Kupatt, C. (2011). Clinical applications of nuclear medicine in radiology. European Radiology, 21(6), 1257–1267.
- Thrall, J. H. (2007). Current and future directions in nuclear medicine and molecular imaging. Radiology, 244(3), 661–675.
- Ell, P. J., & Gambhir, S. S. (2004). Nuclear Medicine in Clinical Diagnosis and Treatment. Churchill Livingstone.
- Cherry, S. R., Sorenson, J. A., & Phelps, M. E. (2012). Physics in Nuclear Medicine. Elsevier Health Sciences.
- Jadvar, H., & Colletti, P. M. (2014). PET/MRI: Clinical applications. Journal of Nuclear Medicine, 55(12), 1916–1924.
- Weber, W. A., & Ziegler, S. I. (2008). Positron emission tomography (PET) and hybrid imaging in oncology. The Lancet Oncology, 9(7), 635–644.
- Townsend, D. W. (2008). Multimodality imaging of structure and function. Physics in Medicine & Biology, 53(4), R1–R39.
- Agress, H., & Cooper, J. (2005). Radiology and nuclear medicine: Complementary disciplines in cancer diagnosis and treatment. Cancer Journal, 11(5), 425–433.
- Schillaci, O., & Filippi, L. (2010). Hybrid imaging with SPECT/CT: Diagnostic and clinical applications. Clinical and Translational Imaging, 1(1), 11–21.
- Boellaard, R., Delgado-Bolton, R., Oyen, W. J. G., Giammarile, F., Tatsch, K., Eschner, W., & FDG PET/CT: EANM practice guidelines. European Journal of Nuclear Medicine and Molecular Imaging, 42(2), 328–354.
- Strauss, H. W., & Mariani, G. (2005). Handbook of Nuclear Medicine and Molecular Imaging. Springer-Verlag.
- Phelps, M. E. (2000). PET: Molecular imaging and its biological applications. Radiology, 216(1), 3–12.
- Hofman, M. S., Hicks, R. J., & Wahl, R. L. (2019). Evolution of molecular imaging and radiotherapy. Nature Reviews Cancer, 19(5), 318–332.
- Delbeke, D., & Coleman, R. E. (2005). Positron emission tomography/computed tomography: Imaging protocols. Journal of Nuclear Medicine Technology, 33(4), 219–227.
- Bauman, G., Belhocine, T., & Kovacs, M. (2012). 18F-FDG PET/CT imaging in prostate cancer. Molecular Imaging and Biology, 14(1), 1–15.
- Hricak, H., Choyke, P. L., & Eberhardt, S. C. (2007). Imaging the cancer patient. Radiology, 244(3), 639–657.
- Larsson, S. A., & Erlandsson, K. (2003). Advances in radiopharmaceutical development. Seminars in Nuclear Medicine, 33(2), 85–101.
- Freudenberg, L. S., & Antoch, G. (2007). Dual-modality PET/CT in oncology. European Radiology, 17(8), 2103–2115.
- Alavi, A., & Werner, T. J. (2005). PET and PET/CT imaging in clinical oncology. Clinical Positron Imaging, 2(2), 123–135.
- Schöder, H., & Larson, S. M. (2004). Positron emission tomography for prostate, bladder, and renal cancer. Molecular Imaging and Biology, 6(4), 277–284.
- Thie, J. A. (2004). Understanding the standardized uptake value (SUV). Journal of Nuclear Medicine, 45(9), 1431–1433.
- Vaquero, J. J., & Kinahan, P. (2015). Positron emission tomography: Current challenges and opportunities for technological advances in clinical and preclinical imaging systems. Annual Review of Biomedical Engineering, 17, 385–414.
- Chatziioannou, A. (2005). Molecular imaging of cancer with PET and CT. Nature Reviews Cancer, 5(12), 885–895.
- Seabold, J. E., & Itti, R. (2010). Hybrid imaging in nuclear medicine. Seminars in Nuclear Medicine, 40(2), 105–118.
- Jadvar, H. (2011). Role of imaging in the evaluation of men with biochemical recurrence of prostate cancer. Journal of Nuclear Medicine, 52(6), 741–744.
- Czernin, J., & Allen-Auerbach, M. (2010). Clinical applications of PET/MRI in oncology. Radiology, 254(2), 326–341.
- Conti, P. S., & Lilien, D. L. (2005). Combined PET/CT imaging in oncology. Cancer Imaging, 5(1), S105–S110.
- Weber, W. A. (2009). PET imaging of tumor biology: Clinical application. Clinical Cancer Research, 15(11), 2990–2995.
- Jadvar, H., & Parker, J. A. (2005). Nuclear medicine in the practice of radiology. Radiographics, 25(5), 1451–1469.
- Fanti, S., & Farsad, M. (2006). Imaging and clinical management of prostate cancer. Seminars in Nuclear Medicine, 36(1), 8–15.
- Rahbar, K., Ahmadzadehfar, H., & Kulkarni, H. R. (2016). Radioligand therapy of metastatic castration-resistant prostate cancer. Journal of Nuclear Medicine, 57(1), 7–13.
- Zhuang, H., & Alavi, A. (2004). 18F-FDG PET imaging in the detection and management of cancer. Journal of Nuclear Medicine, 45(1), 1S–2S.
- Gambhir, S. S. (2002). Molecular imaging of cancer with PET and PET/CT. Nature Reviews Cancer, 2(9), 683–693.
- Phelps, M. E., Mazziotta, J. C., & Schelbert, H. R. (2009). Positron Emission Tomography and Autoradiography: Principles and Applications for the Brain and Heart. Raven Press.
- https://scholar.google.com/
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/